Ortodoksluk: Ortodoks kilisenin hakinda bilgiler
ortodoksluknedir

3. MANEVİ BESLENME

Tanrı'nın yaratmış olduğu insan vücuduna bakacak olursak bunun mükemmel bir yapıya sahip olduğunu ve bilimsel açıklamalara göre trilyonlarca hücreden oluştuğunu görmekteyiz. Bütün bu hücreler kendi çaplarında mükemmel bir şekle ve yapıya sahiptir. Aynı zamanda vücudun temel taşlarıdır. Tek başlarına değişik alanlarda ve çapılarda görevler üstlenerek çalışmakla birlikte toplu şekildede vücudun başka bölgelerinde farklı işlemler yapmaktadırlar. Bütün bu yapı ve biyolojik sistem Tanrı'nın insana hediye ettiği bir mucizedir. Bundan yaklaşık iki bin yıl önce aziz Pavlos kiliseyi bir vücuda benzetirken işte bu gerçeğe ve bu mükemmeliğe dayanmak istedi. Öyleki vücut nasıl trilyonlarca hücreden oluşuyor ve bu hücreler olmadan ölüyorsa kilisede milyonlarca bireyden oluşmaktadır. Vücudun hücreleri nasıl her biri ayrı görevi yapıyorsa kilisenin hücreleri sayılan bireyleride farklı görevler yapmaktadır. Burada dikkat edilecek hususlardan biriside vücuttan kopan hücreler tek başlarına yaşayamaz ve ölürler. Bunun için vücudun diğer yapısıyla beraber yaşamaları gerekmektedir. İşte aynen böyle kilieden kopan bireyler tek başlarına yaşayamazlar daima kilisenin başı olan Mesih'e bağlı kalmaları şarttır.

Tanrı'nın sevgisi bizleri kilisenin bireyleri olamamızı sağladı. Başka bir ifadeyle Kutsal Vücud'un hücreleri olduk. Mesih son akşam yemeğinde öğrencilerine '' Ben üzüm bağı sizlerde dallarısınız bana bağlı kalan bende ona bağlı kalırım ve  o insan çok verimli olur. Eğer biri benden uzak kalırsa kesilen bir dal gibi dışarı atılır ve o zaman kuruyup yok olur''(Yuhanna 15:5).

4. DUA

İnsan iki yapıya sahiptir bir vücut dediğimiz bedeni cüssesi birde ruh dediğimiz manevi yapısdır. Vücut maddi olup ölüme mahkümdür ruh ise manevi olup ölümsüzdür. Ruh insanın vicdanı bilinci şahsiyeti özgürlüğü mantığı ve söz yeteneğine benzetilebilir. Bütün bu özellikleri bizlere veren Rab Tanrı'dır. O en büyük Ruh'tur. Vücudumuzu nasıl yemek yiyip su içerek besliyorsak ruhumuzuda Tanrı'nın bize öğrettiği dualarla beslememiz gerekmektedir. Dua insan has bir özelliktir çünkü insan bütün yaratılılışın arasından Tanrı ile konuşabilen ve O'nunla bağlantı kurabilen tek yaratıktır. Tanrı duayı insanla O'nun bağlantı aracı olarak kullanmamızı sağlamaktadır. Rab İsa Mesih gerçek Tanrı olup gerçek insandır. Kutsal yazılara ve kilise tarihine bakacak olursak Mesih'in insan tabiatında Baba'ya dua ettiğini ve bunu öğrencilerine öğrettğini görmekteyiz. Mesih'in  sık sık dağlarda ve sinagoklarda dua etmesi ve bunu öğrencilerinede öğretmesi bizlere birer örnektir. Bunu daha iyi inceleyecek olursak bazı sorulara yanıt arama ihtiyacına giriyoruz.  Dua ruhumuzu nasıl etkiler? Manevi beslenmeyi nasıl etkiler?  Bu sorulara birçok kilise pederleri değinmiş ve yazılar yazılmıştır. Bununla yakından ilgilenen başka biride vardı oda yirminci yüzyılın en büyük biyoloji uzmanlarından doktor Alexis Carrel. Bilinmeyen Yaratık İnsan ve Dua adlı kitaplarında duanın inansan hayatındaki yerine farklı bir açıdan bakbaktadır. Hepimiz damağımızı geliştirirken aklımızın fonksyonlarını ihmal etmekteyiz. Bunların başında moral duydu ve din hissi gelmektedir. Bunları ihmal eden biri manevi bakımdan sakattır. Onun için içimizde bulunan şahsiyette güç veren manevi fonksyonları geliştirmeliyiz.

Manevi güçlerin arasında olan din hissini geliştirmemiz için ve gücümüze güç katabilmemiz için dua şarttır. Öyleki ruhsal bir olay olan dua insanın Tanrı ile bağlantı noktası olmuştur. Bu demektir ki şahsiyetimizin tam olması için duanın hayatımızda olması şarttır. Carrel yazılarında  şöyle der: '' Duanın sonuçları somut olmadığından hemen görülemez lakin başka olaylarla karışır ve sonuçlar daima mevcuttur. Örneğin ciddi bir hastalığa yakalanmış ve tedavi bulamayan biri dua ile izah edilemeyecek manevi bir güç kazanır. Duayı basit ve dindar insanlarda arayacak olursak oradaki özellikleri çok etkin ve çarpıcıdır.  Bu ayrıca tıpta biz doktorların dilinde psiko-fizyolojik tedavi olayları diye karşımıza çıkmaktadır''. Demmeki duanın etkileri somut olamayabilir fakat mevcutturlar. Biz imanlılar duanın etkisini daha iyi anlamak ve incelemek istiyorsak kiliseye giden basit ve dindar insanların kiliseye nasıl girip ve nasıl çıktıklarına dikkat edelim. Oradan büyük bir ruhsal değişiklik ve ferahla ayrılırlar kalpleri sevgi ve şefkatle dolar bu da insanlara görünür. Carrel'e göre  duamızın kalitesi neyse ruhumuza ve vücudumuza olan etkiside okadardır. Sık sık ve candan edilen duanın etkisi belirgin olur.

Dua insanın iç salgı bezlerine benzer bilincin derinliğinde var olan ve şahsiyetmizin kaynağını oluşturan bir aleve benzer. Dua imanlılara ayrı bir damga verir. Bakışlardaki saflık duruşlardaki sükunet ifadelerdeki sakinlik ve daha birçok sıfat vücut ve ruhumuzun derinliklerinde saklı olanhazineye aittirler.

   


 

Bu web sitesi Halep ve İskenderun Metropolitliğinin desteğiyle olmuştur.