Ortodoksluk: Ortodoks kilisenin hakinda bilgiler
ortodoksluknedir

AZİZ PAVLUS’UN HAYATI VE İŞLERİ



A.Doğumu ve Eğitimi

Aziz Pavlus, kendisinin de bahsettiği gibi, Tarsus’ta doğmuştur. Tarsus antik Kilikya’da önemli ticaret rotalarının kesiştiği yerde kurulmuştur. Günümüz Türkiye’sinde ufak bir kasaba gibi gözükmesina rağmen Tarsus Pavlus’un zamanında hem ticaret yoğunluğu hem de okulları hatta üniversitesi ile orta doğunun en önemli şehirlerinde biriydi. Babası gibi kendisi de olmaktan gurur duyduğu Roma vatandaşıdır. Benjamin nesebinden bir Yahudidir ve süneti sırasında kendisine musevilerin ilk kralının adı olan Saul adı verilmişti. Roma vatandaşı da olduğu için latince ismi Pavlus’du. Ayrıca o tarihlerde adet olarak musevi bir çocuğun hem musevi hem de latin veya yunanca bir adı olması normaldı. Havariliği sırasında romalı adı olan Pavlus’u kullanmıştır.

Zamanın her saygın Yahudi ailesinin oğluna yapıldığı gibi ona da bir meslek öğretmek gerekti ve Saul çadır yapımcılığını öğrendi. Yine küçükken Yeruşalim’de tanınmış Ferisi bir muallim olan Gamaliel’in okuluna gönderildi. Orada kendisi ile birbirine çok bağlı olan geniş ailesinden kişiler ilgilendi. Pavlus yazılarından da anlaşılacağı gibi pastoral bir hayattan değil şehir hayatının içinden gelmiştir. Dinine çok bağlı olan bir aileye mensup olduğundan Pavlus küçüklüğüden beri Sinagoglara gitmekteydi. Kutsal yazıları okumasını öğrendi anadili dışında ileri yunancayı da konuşabiliyordu. Böylece atalar şeriatinin sıkılığına göre terbiyesini tamamlamıştır.(Resullerin İşleri 22,3).




B.Hıristiyanlığı kabulü ve ilk işleri

Pavlus’un Hıristianlığı kabülü düşünüp taşınılarak alınmış bir karardan çok ilahi irade sonucu aniden gerçekleşmiştir. Kendisinin de ifade ettiği gibi “ Erkekleri de kadınları da bağlayıp zindanlara teslim ederek bu Yol’a ölüm derecesinde eza ediyordu ”. Bir keresinde ordaki tutukları teslim alıp cezalandırmak için Yerusalim’e götürmek üzere gittiği Şam’a yaklaşırken, öğleye yakın, gökten büyük bir nur ansızın çevresinde parladı ve Rab ona kendisine tayin olunan işlerin tebliğ edilmesi için Şam’a gitmesini emretti. Fakat nurun izzetinden gözleri kör olmuştu. Şam’da Hananya adlı bir şakirt vardı; ve Rab ona bir rüyette Tarsus’lu Saul’u bulmasını çünkü onun kendi ismini Milletler, krallar ve İsrailoğulları önüne götürmek üzere seçilmiş bir alet olduğunu ve ismi oğruna neler çekmesi gerektiğini ona kendisinin göstereceğini bildirdi.


Netekim Pavlus Korintos’ta ve İtalya’ya yolculuğundaki fırtına sırasında olduğu gibi çeşitli defalar rüyet gördü. Ama bu rüyetlerden hiç bir hayatının akışını tamamen değiştiren ilki kadar etkili değildi. Pavlus yanındakilerinin yardımı ile Şam’a vardığında Hananya adlı bir kişi yanına keldi ve ona “ Saul kardeş gözlerin açılsın ” dedi, gözleri açıldı, Hananya daha sonra ona “ Atalarımızın Allahı, kendi iradesini bilmek, ve o salihi görüp ağsından bir ses işitmek için seni tayin etti. Çünkü gördüğün ve işittiğin şeyler için bütün insanlara onun şahidi olacaksın. Ve şimdi ne gecikiyorsun, kalk vaftis ol ve onun ismini çağırarak günahlarından temizlen ” dedi. Pavlus bir gün Yeruşalim’de mabette dua ederken Rab kendisine göründü ona Yeruşalim’den çıkmasını emretti ve “ Git, çünkü ben seni uzağa, Milletlere göndereceğim ” dedi.

 


Bu web sitesi Halep ve İskenderun Metropolitliğinin desteğiyle olmuştur.